Ağlama, yaşamın ilk üç ayı boyunca gelişimin normal bir parçası olarak kabul edilir. Ancak istisnai bir durum olan infantil kolik bebek,  genellikle “üçün kuralı” ile tanımlanır: Günde üç saatten fazla, haftada üç günden fazla, iyi beslenmiş  ve başka türlü bir sağlık problemi olmayan bebekte üç haftadan uzun süren ağlama seanslarıdır. Kolikte, ağlama en sık akşam görülür ve bariz bir sebep yoktur.

Kolik Belirtileri

  • Ağlarken yüzde acı ifadesi varsa,
  • Açlık ya da bezinin değişimi için olan ağlamadan farklıysa,
  • Genellikle akşamları ortaya çıkıyorsa,
  • Yüzde kızarıklık veya ağız çevresindeki cildin solması gibi yüz renginde değişiklik oluyorsa,
  • Mideye çekilmiş gergin bacaklar, sıkılmış yumruklar , sırt ve karın gerginliği varsa muhtemelen kolik bir bebeğe sahipsiniz.
  • Bazen bebek gazı geçtikten veya bağırsak hareketi yaptıktan sonra semptomlarda rahatlama olur. Bu gaz, uzun süre ağlama sırasında yutulan havanın sonucudur.

Kolik Nedenleri

Kolik nedeni genellikle bilinmemektedir. Daha önce gaz ağrıları ile ilgili olduğuna inanılıyor olsa da, durum böyle görünmüyor.  Araştırmalar sonucunda aşırı ağlayan bebeklerin % 5’inden azının, kabızlık, gastroözofageal reflü hastalığı, laktoz intoleransı, anal fissürler, subdural hematomlar veya infantil migren gibi altta yatan organik bir hastalığa sahip olduğu ortaya çıkmıştır.

Kolik, diğer potansiyel ağlama nedenleri dışlandıktan sonra teşhis edilir. Bu genellikle dikkatli bir öykü ve fizik muayene ile yapılabilir. Çoğu durumda X-ışınları veya kan testleri gibi testlere ihtiyaç duyulmaz.  Ağlayan bebekler sadece aç, rahatsız veya hasta olabilirler. Ağladıkları miktara göre kolik tanımını karşılayacak bebeklerin % 10’undan daha azında tanımlanabilir bir altta yatan hastalık vardır.

Çocuğunuzda aşırı ağlama veya diğer kolik belirtileri varsa kapsamlı bir muayene için çocuk doktoruyla görüşmelisiniz.

Kolik Bebekte Tedavi

Kesin bir sebep olmadığı için kolik için kanıtlanmış bir tedavi yoktur. Tedavilerin birçoğu, ağlamanın yoğunluğunu azaltmayı ve daha da kötüleştirebilecek faktörleri ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.

Bu dönemde ebeveynlerin kendilerini çaresiz, depresyonda, suçlu veya kızgın hissetmeleri normaldir. Kendinizi yargılamayın. Bebeğinizin ağlamasını başarısız anne ve baba olmaya bağlamamalısınz. Kolik,  zayıf ebeveynliğin bir sonucu değildir ve  bitmeyen ağlama bebeğinizin sizi reddettiği anlamına gelmez. Kendinizi toplamanız ve   sinirlerinizi sakinleştirmeniz gerekiyorsa eşinizle dönüşümlü olarak bebeğin bakımını üstlenin. Unutmayın ki kolik ataklar genellikle 3 ila 4 aylıktan sonra son bulacaktır.

Olası Nedene Yönelik Tedavi Tavsiyeleri

  • Emzirirken bebeğinizi veya biberonla beslerken biberonu  dik tutarak  bebeğinizin hava yutmasını ve  fazla gaz oluşumunu önleyebilirsiniz. Bebeğinizi beslendiken sonra mutlaka masaj yaparak  geğirtmelisiniz.
  • Bebeklerin yüzde 2 ila 3’ünde inek sütü proteinine toleranssızlık veya alerji nedeniyle karın ağrısı vardır. Bebeğinizin formülündeki bir şeye veya anne sütüne duyarlı olabileceğini düşünüyorsanız, çocuk doktoru ile konuşun. Eğer emziriyorsanız, süt ürünlerini birkaç hafta boyunca diyetinizden çıkarmanız gerekebilir. Bebeğiniz formülle besleniyorsa, doktorunuz yoğun olarak hidrolize edilmiş bir formüle geçmeyi önerebilir.
  • Gastroözofajial reflü, asit reflü olarak da bilinen bu durum kolik semptomlara yol açabilir. Bebeğiniz besleme sırasında veya sonrasında sütü sık sık tükürüyorsa, beslenmeyi sürekli reddediyorsa, beslenmeden sonra sürekli hıçkırıyorsa ve öksürüğü oluyorsa reflüden şüphe etmeli ve doktorunuzla görüşmelisiniz.

Diğer bir teori de kolik, bağırsaklardaki sağlıklı bakteri dengesizliğinden kaynaklanıyor olabilir. Araştırmalar, kolikli bebeklerin, kolik olmayanlardan farklı, gelişmemiş bağırsak  florasına sahip olduğunu ve probiyotiklerin emzirilen bebeklerde kolik semptomları azaltmaya yardımcı olduğunu göstermiştir. Doktorunuza, probiyotiklerin denemeye değer olup olmadığını sorun. Eğer öyleyse, bebeğiniz için güvenilir bir probiyotik önerecektir.

Davranışsal Tedavi

  • Bebeğinizin karnına saat yönünde (çünkü bağırsakların hareket yönüdür  ve çalışmasını hızlandırır) masaj yaparak rahatlamasını ve uyumasını sağlayabilirsiniz. Dilerseniz masaj yağı olarak , doğal antispazmodik (spazm giderici) ve/veya analjezik (ağrı kesici) etkisi olan adaçayı yağı, badem yağı, lavanta yağı ya da  rezene çekirdeği yağı kullanabilirsiniz. Bu yağların oral kullanımı sakıncalı olduğundan sadece deri üzerine uygulanmalıdır.
  • Bazı bebekler hareket, gürültü ve aktivite ile , çalışır vaziyetteki elektrikli süpürgenin ya da saç kurutma makinesinin yanındayken ya da  bebek koltuğuna arabada seyahat ederken rahatlar, bazıları ise  daha az uyarılmak, sessizlik, karanlık, onlara ritmik kalp atışlarını ve rahimde duydukları nazik sesleri hatırlatan yatıştırıcı sesleri dinlemeyi severler ve rahatlarlar. İnternetten benzer sesler bulup dinleterek rahatlatmayı deneyebilirsiniz.
  • Kundaklamayı deneyin. Bebeğinizin doğumundan önce anne karnında ne kadar rahat olduğunu ve dünyanın şu anda ona ne kadar geniş ve  güvenliksiz göründüğünü düşünün. Kundaklama (bebeğinizi battaniyeye veya kumaşa rahatça sarmak )  bebeğin kendini anne karnındaki gibi güvende hissetmesine yardımcı olabilir

Araştırmacılar, kundaklanan bebeklerin, kundaklanmayanlardan daha sağlıklı uyuduğunu keşfetmişlerdir. Bunun nedeni, bir bebek uyku sırasında seğirdiğinde, kendi hareketleri onu uyandırabilir. Kundaklama, bebeğinizin seyirmeler nedeniyle uyanmasını önler.

  •  Sıcak su torbasını ılık suyla doldurun ve yumuşak bir havluya sarın. (Suyu fazla sıcak yapmayın – sizin için ılık olan su bebeğiniz için çok sıcak olabilir.) Kendi karnınıza yerleştirin ve bebeğinizin üstüne yatmasına izin verin.

Alternatif Tedavi:

Tıbbi tedavi etkisiz olduğunda, birçok ebeveyn özellikle “doğal” bir yöntemle alternatif tedavi yöntemleri arar. Bu aşamada bitkisel çayların birçoğunun bağırsak düz kaslarında gevşeme sağlayarak kolik şikâyetlerinde gerilemeye neden olduğu bildirilmiştir. Araştırmalar sonucunda verilen çayların etkisinin düzenli kullanımdan 7 gün sonra ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.

Bu çalışmalarda rezene, papatya, mine çiçeği, meyan kökü, limon yağı, tarçın, karanfil, dereotu, zencefil, nane, ıhlamurun kolik üzerindeki yapıcı etkisi değerlendirilmiş ve semptomları azalttığı gözlemlenmiştir. Bu çaylar tek tek kullanılabildiği gibi karışım şeklinde dede kullanılabilmektedir.

Dikkat edilmesi gereken bir husus da rezenenin uygunsuz ve yanlış kullanımı halinde bebeklerde birçok yan etkiye sebep olabileceğidir. Özellikle kolik ile birlikte kabızlığı  olan bebeklerde kullanılan laksatif çaylar nadiren de olsa ciddi ishallere ve böbrek yetmezliğine neden olabilmektedir.

Bununla birlikte çok miktarda verilen bitki çaylarının bebeğin süt alımını azaltabileceği unutulmamalıdır.

Koliği Kolaylaştıran İlaçlar veya Takviyeler Var mı?

Probiyotikler dışında, reçetesiz satılan anti-gaz damlalarını (simetikon / metsil gibi) deneyebilirsiniz. Anti-gaz damlalarının kolik için etkili olduğu kanıtlanmamıştır, ancak yaygın olarak bebeklerde gaz ağrısı için kullanılırlar ve genellikle güvenli olarak kabul edilirler.

İnternet çağı ebeveynleri dikkat!  İnternet size kolik tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmayan ürünler satın almanız için birçok fırsat sunacaktır. Bazı web siteleri, kolik semptomlarını hafifletmek için “garantili” ürünlerin reklamını yapmaktadır. Doktorların ebeveynlere bu ürünler hakkında tavsiyede bulunmaları önemlidir, çünkü kullanımları ile ilgili riskler olabilir.